Yalnızlık ve Suya Dair

10 Ocak-9 Şubat 2020, Depo, İstanbul

17-18 Aralık 2018, bomontiada ALT, İstanbul

7-31 Aralık 2018, Amed Şehir Tiyatrosu, Diyarbakır

4-11 Aralık 2018, Çetin Emeç Sanat Galerisi, İzmir

Sanatçılar: Hüsamettin Bahçe, Serdar Bayram, Fatma Çelik, Lezgin Kâni, Aylin Kızıl, Serpil Polat 
Küratörler: Refik Akyüz, Serdar Darendeliler

'Yalnızlık ve Suya Dair', insana, yaşama ve insanın özünü oluşturan, kimi zaman da onun yoldaşı olan suya dair dört hikâyeden oluşuyor. NarPhotos kolektifinin Diyarbakır ve çevresinde yerleşik üyelerinin imzasını taşıyan sergideki hikâyelerden ikisi göç, gidenler/kalanlar, kurulan/geride bırakılan - ve bir anlamda yalnızlaş(tırıl)an - yaşantıları; diğer ikisi ise hem insanların hem doğanın hayatına şekil veren suyu temel alıyor. Göç, neredeyse insanlık tarihi kadar eski bir kavram. Kapsamına yerinden edilme, yeni bir yere yerleşme, aidiyet, hasret, ayrılık, yalnızlık, uyum sağlama gibi alt kavramlar da giriyor. Su ise insanın özünü oluşturan, coğrafyada yarattığı etkilerle insanlığın yaşantısına şekil veren, bugün yine insanın neredeyse hadsiz hırsıyla tükettiği ve ona bağlı olan diğer her şeye zarar verircesine hükmetmeye çalıştığı bir olgu. Buradaki işlerde ele alınan su havzalarıysa uygarlığın sıçrama yaptığı, tarımın ilk ortaya çıktığı coğrafyalardan biri olan Fırat ve Dicle’nin Türkiye’deki bölümüne ait.

İlk olarak 2018’in son günlerinde, Kültür için Alan’ın ilk yılında üretilen projelere yer veren yıl sonu etkinlikleri kapsamında sergilenen 'Yalnızlık ve Suya Dair’in yeni versiyonu, serginin ilk gösterimindeki işlerin genişletilmiş sunumlarını, sergideki işlerin temelini oluşturan Türkiye’nin göç ve su politikalarına dair iki söyleşiyi, bir okuma alanını ve NarPhotos kolektifi üyelerinden Serra Akcan ve Kerem Uzel’in yürütücülüğünü yaptığı bir fotoğraf atölyesini içeriyordu. 'Yalnızlık ve Suya Dair' kapsamındaki işlerin üretimi, sergi ve katalog prodüksiyonu ile paralel etkinlikler Kültür için Alan'ın desteğiyle gerçekleştirildi.

[Tüm çalışmaların yanı sıra Deniz Yükseker ve Akgün İlhan'ın kaleme aldıkları metinleri de içeren sergi kataloğu için tıklayın]